ENDEMİK KOKULU YARİM

2014-04-13 03:29:00

Endemik Kokulu Yârim; Sadece bende açtığını, yalancı baharlara aldanmadığını düşünürdüm. Lakin gördüm ki sen çoktan hercai ben kardelen olmuşum. Boşuna kürek çeken kayıkçı misali sonsuz okyanusun içinde boşuna çırpınmaktayım. Şunu unutmuştum ki;  denize akışı olmayan bir göl bataklıkta kurumaya mahkûmdur.  Ben sadece kurumadım un ufak oldum. Ama her şeye rağmen kırık dökük rüyalar içinde yaramdan çiçekler yapıp sana yollamaya devam ettim. Ama sen perde çektiğin gözlerinin beni görmesini istemedin.  Sürekli içindeki zehirli lavları yüzüme püskürttün. Benim sağır ve dilsiz yüreğim bu durum karşısında sadece titredi! Sen beni anlamak yerine en anarşist kelimelerini sıraladın.  Artık burnumda tüten sen kokusu yerine nefesinden dökülen kan kokusu alıyorum…   Endemik Kokulu Yârim; Kaç celsede ihanet ettin bize, kaç celsede sattın düşlerimizi? Sen bana ısınmaya çalışırken ben sana buharlaşıyordum. Farkında değildin hiçbir şeyin. Demire yazdığım şiirlerim, yüreğinde paslandı. Şimdi hangi kerpetenle sökülür bu acılar hangi mutlulukla unutulur bu anılar… Periyodik ihanetler orta şiddette olurmuş, Farkında olmadan ince bir kabuk gibi önce etrafını sarıp sonra da seni eritip yok edermiş. Ah çimen gözlüm ah can parem şimdi yokluğuna ölüm bile üşürken söyle bana; kaç şiddetinde içimde yıkıldın kaç şiddetinde sen söyle bu enkazlar kimin eseri?  Seni kaybetme korkusunun parçacıkları göğsüme batıyor. Nefes alırken boğazıma takılan hüznün şimdi midemi deşiyor. Yani anlayacağın bitmek bilmeyen dertler yağmur olup üzerime yağarken bile ben seni tutmay... Devamı

YUNUS KARAÇÖL (ÖZGEÇMİŞİ)

2014-03-11 01:27:00

YUNUS KARAÇÖL 18.08.1989 yılında Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesine bağlı Kucak köyünde dünyaya geldi. Yazar- Şair Yunus KARAÇÖL’ün doğduğu bu köy zorunlu ermeni göçü sırasında Ermeniler tarafından kılıçtan geçirilmiş bir köydür. Bundan dolayı yazar ilk eseri olan AŞK VE ACI da o döneme ışık tutabilecek bilgileri bu eserinde dile getirmiştir. Bulunduğu köy Ağrı ile Iğdır arasında kalmış bir yerdedir. Bulunduğu köyde okulun olmamasından dolayı ailesi 1997 de Iğdır’a göç etti. Okula başladığı zaman Türkçe tek kelime bilmeyen yazar okumayı yazmayı 3. Sınıfta ancak sökebildi. İlkokul 7. Sınıfta tek başına “BİLİM GAZETESİ” diye bir gazete çıkardı. Bulunduğu çevresi tarafından çok sevilen bu gazeteyi 8. Sınıfa kadar Iğdır da yayınladı. 8. Sınıfı İstanbul da Cengizhan ilköğretim okulunda okumaya devam etti. Gazetesini orada da çıkarmaya devam etti. Liseye geçtiğinde bazı olumsuzluklar yüzünden Iğdır’a döndü. “UYANIKLAR DÜNYASI” Adlı tiyatro eserini burada yazdı. Bu kitabın içinde üç oyunu da yönetmenlik yapıp arkadaşlarıyla birlikte çeşitli liselerde oynadı, oyunları büyük beğeni topladı. Liseden sonra tek hayali konservatuara gitmekti.  Ama hayat şartları onu bu hayalinden uzaklaştırdı. Karabük’te coğrafya bölümünü kazandı. Karabük’te Karabük Kültür ve Sanat Derneği ile tanıştı. Şiirleri, hikâyeleri derneğin “TAY DERGİSİ’NDE” yayınlandı. Bunun yanında Karabük’ün yerel gazetesi olan “BÖLGENİN SESİ” gazetesinde “ÖĞRENCİNİN TEK SESİ” köşesiyle eleştiri yazısı yazmaya başladı. Yayınlanan ilk yazısından sonra bulunduğu üniversite tarafınd... Devamı

ÇOR/AKLAŞMIŞ GÖNLÜMÜN TEK KALAN KAKTÜSÜ

2014-02-24 10:19:00
ÇOR/AKLAŞMIŞ GÖNLÜMÜN TEK KALAN KAKTÜSÜ |  görsel 1

Çor/aklaşmış Gönlümün Tek Kalan Kaktüsü; A(l)manya deyip gittiğin günü hatırlıyor musun? Nasıl da arkana bakmadan gitmiştin, gidebilmiştin!  Senin yaptığın gönül göçü değil gurur (g)öçüydü. Bunu sende biliyorsun. Gitmen ne sana ne de bana mutluluk vermedi. Bir gün dönmek istersen arkanda bıraktığın beni yerinde bulamazsan üzülme, amanya deyip tekrar geri dönersin. İlle de beni görmek istersen; koordinatlarda değil, yağışlı iklimlerde ara. Çünkü sen gittiğin gün ben sele boğuldum! Bundan dolayı ölürsem sakin mezarıma gelip ağlama! Mezar taşımı kirletirsin, dikkat et gözyaşlarına toprağıma düşmesin benim günahım bana yeter seninki de düşmesin...       Çor/aklaşmış Gönlümün Tek Kalan Kaktüsü; Şimdi şeytan kınanı alıp mahrem anılarına sürebilirsin. Sana biriktirdiğim bakire sözlerin hiçbir anlamı kalmadı artık. Çoraklaşan şeytan yüreğine içimin etekleri ile tutunduğum gün derin denizim sığ oldu. Bu yüzden buz kesen düşlerimi sana yalınayak sözcüklerle anlatmayı bırakıyorum. Öksüz kalbimi kör testere ile parçaladıktan sonra etrafımı kokuşmuş korkular sardı. Sen benim ölü(m) meleğim olduktan sonraki zamanda bütün dillerim ölü doğdu! En büyük mutluluğum olan seni benden (ç)aldın. Çünkü sen bu ilişkiye adaptasyon olamadın, hep fevri davrandın. Sürekli yordama yaparak beni hayata karşı nasıl yorduğunu bir bilsen…       Çor/aklaşmış Gönlümün Tek Kalan Kaktüsü; Ben her zaman sana H2 olmaya hazırdım ama sen bana bir O olamadın! Küflü yüreğin sarmaşık dallarıma takıldığı gün, işte o zaman ejderha... Devamı

NEDEN?

2014-02-14 03:31:00

  Neden seni bırakıp gitti diye soruyorlar bana.  Hayalleri büyüktü hayallerine sığamadım  ondan gitti diyorum… Ama oda şimdi benim için şimdi hayal oldu.  Ne o hayaline kavuşabildi ne de ben hayalet gibi ortalıkta dolaşmaktan vazgeçebildim.  Zamanla her şey kar gibi eriyip kaybolur dediler  ama unuttukları bir şey vardı:  zamanla eriyen kar olmadı ben oldum! Zamanla ne o beni unutabildi ne de ben onu unutabildim.  Hanginiz peki daha çok yandınız diye soracak olursanız  aslında bunun bir cevabı yok.  Çünkü o, hayalleri gerçekleşmediğe yandı  ben ise onu hayal etmekten vazgeçemediğim için... Devamı

Fotoğraf

2014-02-14 03:31:00
Fotoğraf |  görsel 1

Okuru; koltuğuna mıhlayacak, nefesini kesecek, olağanüstü bir cinayet romanı.  BİR KADIN KAÇ MEZAR?     Devamı